ANA SAYFA HAKKIMDA TARİF DEFTERİ MUTFAK ÖLÇÜ TABLOSU İLETİŞİM
BURSA NOTLARIM :)

BURSA NOTLARIM :)

LoadingTarif Defteri'ne Ekle

 

Yeniden uzaklaşmadan,sepete daha daha resim ve yazılması gereken bir dolu şey birikmeden,birazcık çiziktireyim dedim 🙂
Evin işini,geleni gideni,çoluğu çocuğu kendi haline bırakıp geçtim bilgisayarımın başına,aldım elime klavyemi ve tatil postuma yol boyunca en renkli kareleri dondurduğum ayçiçeği tarlalarından oluşturduğum resimle başlamayı uygun gördüm.
Antalya il sınırından çıkıp Afyon’a gelene kadar dağlar, bayırlar,tek tük ağaçlar eşliğinde seyahat ederken, Kütahya sınırlarında karşılaştığımız bu muhteşem güzelliği resimlemeden geçmek olmazdı.
Hatta durup dokunmadan,tarlanın içine dalıp,kendimi bu rengarenk ihtişamın içine koyup resim çekinmeden yola devam edemezdim.:) Aksi takdirde aylarca hayıflanır dururdum, bir resim bile çekinemedim diye.:)
Tek tek koyarak blogu fazla işgal etmiyeyim diye düşünerek,resimleri bu şekilde yayınlamayı uygun gördüm.Umarım doğru bir tercih yapmışımdır.
İstikamet Bursa olduğu için, geçtiğimiz şehirlerde çok fazla gezip vakit harcamak istemediğimizden, Bursa ile devam ediyorum. Afyon,Kütahya,Burdur,Eskişehir vs. Tüm şehirlerin kendine has bir özelliği ve güzelliği var..İstanbul zaten başlıbaşına bir dünya.O zaman ver elini Bursa :))

Osmanlı’nın ilk başkenti olan, bu güzel şehir, Osmanlı İmparatorluğunun ilk 200 yıllık döneminde diğer kentlere göre büyük gelişmeler göstermiş, bir çok mimari yapı ile süslenmiş, devrinin tanınmış medreseleri ile bilim aleminin merkezi olmuş, bugün de canlı ve hareketli bir ticaret şehri.. İnsanlarını çok sıcak ve samimi bulduğum,çok güzel dostluklar edindiğim bu güzel şehri bir nebzecik de olsa anlatmak istiyorum..

Bursa’ya ayak basınca ilk yapılacak şey olarak, Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osmangazi’yi ziyaret etmek, ecdadımıza bir vefa borcu olsa gerek diye düşünerek, Tophane sırtlarında bulunan Osmangazi ve oğlu, Bursa Fatihi Orhangazi’nin türbelerini ziyaret ederek,bu güzel Osmanlı şehriyle kucaklaştık.

Küçük bir beylik iken, üç kıtaya hükmeden adalet,estetik,duygu ve insanlık abidesi Osmanlı Devleti’nin kurucuları huzurunda,heycanlanıp duygulanmamak mümkün değil.

Osmangazi ve Orhangazi’yi ziyaret ettikten sonra Bursa’yı kuşbakışı seyir imkanı sunan Tophane’den geçmiş ve günümüzle harmanlanmış bir tablo..Geçmişten ne kalmış heryer bina diyecek olursanız resimde her ne kadar gözükmüyor olsalarda Ulucamii,Kozahan,Yeşiltürbe,Yıldırım camii,Emir Sultan ve sayamadığım niceleri bu tablodaki yerini almakta..

Ve Bursa’nın kalbine estetik ve ahenkle nakşedilmiş ecdad yadigarı muhteşem eser ULUCAMİİ…
Ecdadımızın fethettiği bir çok yerde olduğu gibi,şehrin merkezine,olanca ihtişamıyla yaptırdığı bu camii ve etrafındaki bir çok külliye,1400 lü yıllarda ,YILDIRIM BEYAZIT tarafından yaptırılmış.
İslamda derece bakımından birçok alim tarafından da beşinci makamda gösterilen Ulucami’nin yapılışında da bir çok manevi sırlara ve kerametlere şahit olunmuş.

Örneğin Somuncu Baba ismiyle bilinen Şeyh Hamidüddin-i Veli hazretleri, camiin inşaatında çalışan işçilerin ekmeğini,sahibi olduğu fırından tedarik etmiş.
Bursa’lılar ve inşaatta çalışan yüzlerce işci yardımseverliğinden dolayı çok sevdikleri somuncu babalarının keramet ehli bir evliya olduğunu ancak Ulucamii’de kılınan ilk Cuma namazında okuduğu hutbe ile anlamışlar.
Onların bir fırıncı olarak bildikleri bu mübarek zat,o gün hutbede Fatiha-i şerifeye yedi ayrı mana vererek, kerametini izhar edince,çevresindekilerin ona karşı olan tutumlarının değişeği,evliya gözüyle bakılıp,ondan medet umulacağı için,ve bu mübarek zat,şan ve şöhret peşinde olmadığından sırra kadem basmış..
Bugün hala fırını ziyaret edenlerden hal ehli olanların,tazecik ekmek kokusunu duyduğu söylenince,aşırı derecede gitmek istedim,fakat trafiğin yoğunluğu ve yerini tam olarak bilmediğimizden dolayı meydana gelecek karışıklıkla yüzleşmek istemediğimden,ve belki de o ekmek kokusuna duyma ihtimalimin çok zayıf olması sebebiyle fazla ısrarcı olmadım.

Bursa’nın manevi havası çok güzel,insana huzur veren farklı bi şeyler var ama,şu çarşıları bi başka.:)
Tam kadın milleti için dizayn edilmiş.Çarşı içinde çarşı,boşa geçecek bir an bile yok gezerken.Sağın,solun,önün,arkan işyeri…Bak bak dur..Gözün gönlün açılsın da açılsın..Bursa’lılara imrendim bayaa..
Hava yağmurluymuş,sıcakmış, kar yağacakmış, hiç dert etmeye gerek yok..Çarşının heryeri kapalı…Dolan dolan dur..Ama Pazar günü kapalı olmasını yadırgadım doğrusu..
Pazar eksik kaldı gezemedik şöyle enine boyuna bir kere daha..:))
Kozahan bi başka güzel..Sanki tarihi bir müzeyi gezermişsin gibi,hem gezer hem alışveriş yaparmışsın gibi hatta..Müzayadeye katılmışsın da,arttırmana gerek kalmadan istediğini alma özgürlüğüne sahipmişsin gibi aynı zamanda 🙂
Eşarplar al beni al beni diye davetkar bir tutum sergilerken kayıtsız kalmak elde değil..Hatta bundan sonra sırf eşarp almak için bile buraya gelinebileceği üzerine konuştuk bir süre 🙂 Gerçekleştirebilmeyi ümit ederek..

Ve ULUDAĞ 🙂 Bildiğimiz dağ 🙂 Ağaçları kuşları farklı değil ama havası bambaşka.Yukarıya çıktıkça derece düşüyor,insanda uzaya çıkıyormuşcasına bir his uyandırıyor bu düşüş 🙂 Ama belli bir noktaya ulaşınca derece sabitleniyor.
Hadi kışın,kar var,çıkar kayak yaparsın yazın ortasında ne işimiz var gibi düşünmüştüm eşim çıkacağımızı söylediği zaman..
Meğer çooook meşhur bir kebabçı varmış.Arkadaşımın eşi tutturmuş:’’Ben meşhur palabıyık dayının orda kebap yemeden dönmem.’’diye . 🙂 Biz de bu vesileyle düştük Uludağ yoluna…
Öyle meşhur filan denilince,çok şık nezih bir ortam hayal etmiştim ne yalan söyliyim,ama gele gele bir de geldik ki çayır çimen 🙂 Sanki bahar şenliği var, herkes orda,bir biz eksikmişiz, biz de gelince tam oldu.
İran’lı turistmi ararsın,Suriye’li mi hatta aramadıklarını bile bulabileceğin bi yer 🙂 Hiç mübalağa etmiyorum öyle kalabalık ki,anlatmaya kelimeler yetmiyor.
Şöyle bi baktık iş başa düşecek gibi,ortalıkta garson filan yok,kolları sıvayıp öncelikle boş bir masa bulup,yerleştik..O kadar beklemişiz, servisi bari işyeri sahipleri yapsalardı ama, o yoğunlukta kendin pişir kendin ye olayını bile aşarak,kendin hazırla,kendin getir,kendin servis yap moduna geçtik..Onca yolu,mangal başı beklemek için gelmişiz gibi 🙂 Herneyse, beyler fedakarlık yaptılar sağolsunlar…
Onların elinden yemek nasip oldu daha ne olsun? :))
Bir de caaanım arkadaşım Ahsen’ciğim yanımdaydı,birlikte Uludağ’a çıkmak da varmış kaderde diye epeyce mutlu olduk.:)
Bol oksijenli,bol muhabbetli,bol etli ve bol dumanlı bir yemeğin ardından,emeği geçenlere teşekkür,meşhur dayıya veda edip Bursa yoluna geri döndük..
Başka bir zaman,başka bir mekanda buluşmak ümidiyle.. 🙂
not: Palabıyığın neyiyle meşhur olduğunu bilen varsa lütfen bana söylesin 🙂

 

18 yorum

  1. Ne güzel fotoğraflar! Çok hoş bir gezi olmuş.

  2. bloguma yaptığınız nazik ziyaret ve yorumunuz teşekkürler.bursaya gitmeyi uzun zamandır çok istiyorum.ne güzel resimler yayınlamışsınız.sevgiler

  3. ne güzel bir gezi olmuş böyle canım yeşil bursada…eğlenceli günler diliyorum sana…

  4. Bursayı gezmek için en az 3-4 gün burada kalınması gerekir diye düşünüyorum. Güzel bir şehir. Ama kısada olsa yinede önemli yerlerini gezmişsiniz. Ben ULudağ’daki kebaplarda kaldım:))) Afiyet olsun.
    Resimler çok güzel teşekkür ederiz.

    Sevgilerimle

  5. Teşekkürler arkadaşlar güzel düşünceleriniz için.
    Nzlgl,haklısın bence 3-4 gün bile yetmez,zaten trafiğin karmaşasından gideceğimiz bazı yerleri es geçtik.Ama çok sevdim ben Bursa’yı..Ecdad yadigarı mübarek şehir..

  6. ohh ne güzel bir gezi 🙂

    ayçiçekleri de harika 🙂

  7. Çok güzel fotoğraflar çekmişsiniz. Bursamın güzelliklerini çok güzel yansıtmışsınız. İstanbul’da yaşadığım için doğduğum yer olan Bursa’ya birkaç ayda bir annemleri ziyarete gidebiliyorum. Kısa süreli ziyaretlerde bu güzellikleri görmek bana pek nasip olmuyor.

  8. Günaydın canım güzel Bursama ve Bloğuma hoşgeldin.Değerli yorumun için çok teşekkür ederim Uzun zanandır yapmak istediğim şeyi yapmışsın.Yeşil Bursamızı çok güzel tanıtmışsın.Sevgiler…

  9. sayende bizde bursayı gezdik.Kıskandım valla:))Bizde burda çalışalım bir gün denize gitme hayali kuralım:)))öptüm canım

  10. Şu ßursa’ya gitmek bir nasip olmadı, en çok da çarşısı için gideceğim 🙂 Herkes çok meth ediyor, içim kalıyor her dafasında 🙂

  11. merhaba

    bloğunuzu ilk ziyaretm bundan sonra sık sık olur umarım.

    memleketimden kareler görmek ne güzel. güzel bir gezi olmuş.

    sevgiler

  12. Oyyy Ayçiçekleri!!! 😐

  13. anlatımınızı çok sevdim:) sadece bu gezi notları için söylemmiyorum, blogu çok sevdim.. böyle özen ve emek bi blogda kolayca rastlanacak bi hal değil.. hiçbir olumsuzluğun etki etmemesi dileğiyle:)

  14. Merhabalar.Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür etmeye geldim.İyi ki de gelmişim.Ne güzel blogunuz var.Ben çok sık pot yaınlayamıyorum malum yaz tatili.Çoluk çocuk evdeyiz.İşlerden fırsat yok:)Görüşmek üzre.

  15. canım hayırlı akşamlar dilemeye geldim sevgiler

  16. Merhaba.Sırf eşarp almak içinde bekleriz Bursa’ya .Ama burda bir hemşehrin var istediğin bir şey olursa yazarsın.Gönderirim.Ya da gelirken getiririm.Şehr-i Bursa’dan sevgiler…

  17. Teşekkür ederim makcig 🙂 İnşallah gelicem tekrar Allah nasip ederse.Çünkü tam anlamıyla gezemediğimi düşünüyorum.Orda epeyce arkadaş edindim üç günde,eşim Uludağ üniversitesi mezunu,onun yıllık etkinliği için gelmiştim.Çok sıcak buldum Bursa’lıları,çok sevdim..
    Ayrıca hemşehrime çok selam,ilgine de tekrar çok teşekkürler.
    Sen gel Antalya’ya,daha bişey istemem 🙂

  18. Palabıyık sucucuğu ile meşhurdur, yemedim demeyiniz! Sucukları kendileri yapar.. Bursa gelini konuştu:))

Yorumunuzu yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*