ANA SAYFA HAKKIMDA TARİF DEFTERİ MUTFAK ÖLÇÜ TABLOSU İLETİŞİM
TATİL NOTLARINA DEVAM :))

TATİL NOTLARINA DEVAM :))

LoadingTarif Defteri'ne Ekle

 

Sıcacık bir Akdeniz akşamından herkese SELAMLAR :))
Havalar epeyce sıcak malum,ve ben çok sempati duymadığım sıcakla aramı düzeltmek adına kendimce şöyle bir yöntem geliştirdim:
Havalar nasıl diye sorulacak olsa,”Offf off sormayın halimi,cayır cayır yanıyorum,seneye yaza çıkabilirsem,kutuplara gitmeyi düşünüyorum,bu sıcakta yaşanmaz.” demek yerine;
– Havalar da pek bi sıcacık..İnsanın içini bile ısıtıyo..Hatta bu içimize bile sirayet eden sıcaklar sayesinde önümüzdeki kış,hiç bir ısıtıcı kullanmadan ısınabileceğimi düşünüyorum.
– Balkondan başımı bile uzatacak olsam güneş kremiyle kremlenip çıkıyorum..Yoksa o sıcacık hava çarpıverecek insanı..Bu vesileyle son kullanma tarihi geçmek üzere olan güneş kremimi değerlendirme şansına sahip olduğum için çok mutluyum 🙂
– Hava sıcacık olunca insan da terliyor,terleyince su kaybediyor,su kaybedince de su takviyesi gerektiği için fazlaca su tüketmesi 🙂 e bu da demek oluyor ki,tüm kış boyu tükettiğim suyu,bu aralar 3 günde tüketiyorum 🙂 daha ne olsun..:) diyerek bu sıcacık yaz günlerinin iyi taraflarını sayıvereceğim 🙂 İnsan böyle düşününce içinde bulunduğu havayı sevmeye bile başlıyor.Özellikle ”sıcacık” kelimesini :)..
Düşünceler ve düşünceler doğrultusunda kurulan cümleler,bi yerde insanın olaylara bakışını etkileyebiliyor..Hangi konumda olursa olsun,şartlar ne kadar ağır ve zor olup insanı yorarsa yorsun,pozitif bir şeyler bulup,hayatı lehimize çevirmek kendi elimizde..

Bu hayat bizimse,yaşayacağımız mutluluk bizi daha zinde kılacak,hüzün ve umutsuzluklar karanlık bulutlar gibi üzerimize çöküp yaşamdan zevk almamıza mani olacaksa,neden pozitif bakıp bu hayatı daha yaşanılır kılmayalım ?
Daha güzel ve keyifli anlarla dolu bir yaşam için, gelin kötü diye adlandırdığınız olayların iyi tarafını görmeye çalışalım..Bir nev-i Polyannacılık oyunu 🙂 Hadi oyun başlasın..:)

Oyunu başlattığıma göre gezi postuma kaldığım yerden devam edebilirim..Bursa’da geçirdiğim güzel anları paylaşmıştım.
Bursa’dan sonra,proğramımızda olmamasına rağmen,Balıkesir’e uğradık..
Akşamın geç saatlerinde şehre ulaşabildiğimiz için,apar topar bir otel arama faslının ardından,şehrin içinde Asya Otel’i bulup yerleşip,yemek için çıktığımız şehir turunun sonucunda yukardaki ”Balıkesir pideli köfte”yi yediğimiz restoranda yemek molası verdik.
Daha önceden il hakkında bilgimim yetersiz olduğundan,ne yenilir ne içilir bilmediğimden isminden dolayı bu köfteyi seçtim ama,ne pidesinde ne köftesinde kendine has bir özellik göremedim 🙂
İsim farklı olunca tat için de farklı bir beklenti oluştuğu için muhtemelen.:)
Yıllar önce,babamın bir gezi dönüşü getirdiği höşmerim tatlılarını,Balıkesir’den getirdiği geldi aklıma ve bu defa da,tatlı aramaya başladık.Yabancısı olduğumuz,ama yabancılık çekmediğimiz güzel yurdumuzun güzel ilinde :)Fakat vakit epey ilerlemiş olduğundan,tatlıyla aram olmadığı için,25 yıllık tarihimde bir ilk olarak anımsadığım tatlı yeme isteğini ertesi güne bırakarak otele döndük.
Olayların iyi tarafını görmekten bahsetmiştimya,dinlenmek için girdiğim otelin odasında sigara kokması,ve sırf bu yüzden saatlerce uyuyamamış olmamın iyi tarafını söyliyeyim 🙂 2 hafta önce başladığım ”Küçük Arı”isimli kitabı bitirmiş olmam.:)
Ertesi sabah güzel bir kahvaltının akabinde,bir gece önce gerçekleştiremediğimiz ”Höşmerim” yeme kısmını hayata geçirmek üzere,tekrar arayışa geçip 2 farklı çeşidini de alıp,tekrar koyulduk yola..Unutamadığım kadar varmış,hakikaten çok güzel bir tatlıymış höşmerim..:)

Bir sonraki durağımız,İzmir oldu.Fakat trafiğin çok yoğun olması ve girersek bir daha çıkamayacağımız endişesiyle,şööyle bir bakıp yolumuza devam ettik 🙂
Aydın’da kalıp bir süre tatil yapsak mı yapmasak mı diyerek başladığımız fikir alışverişinden kalmayıp,Denizli’ye uğrama sonucu çıkınca,yemyeşil bahçelerin içinden yolumuza devam edip,yol boyunca tezgahlarda satılan meyvelerden alarak geldik Denizli’ye..
Ve Denizli il sınırına girince çocuklardan şu soru geldi;
– Denizli’de deniz var mı ?
Yok deyince de,” Neden o zaman Denizli demişler?” diye başka bir soru 🙂
Bu sorular üzerinde konuşurken,dünyaca ünlü Pamukkale’ye giden yola kırdık direksiyonu 🙂 Hep birlikte kullanıyoruz sanki arabayı 🙂

İşte Pamukkale…Açık olmak gerekirse ben daha farklı hayal etmiştim..Pamuk gibi beyaz ve şeffaf havuzcuklar vardı resimlerde gördüğüm Pamukkale’de..Ama yine de görülesi,gezilesi farklı bir yer..
Dünya mirasları arasında yer alan bu doğal güzellik,zaman içerisinde,tahrib olmuş gibi bir izlenim oluştu bende..
Kar kaplı bir dağ görünümünün aksine,suyu çok ılık ve yumuşacık:) Suyun yumuşağı nasıl olur derseniz, dokunmanız lazım,anlatmak zor..
Pamukkale’ye kadar gelmişken,uluslararası bir termal merkez olan KARAHAYIT’a uğramadan geçmek olmazdı…

Akşam üzeri geldiğimiz ve havasını epeyce sıcak bulduğumuz Karahayıt’ta yemek için mekan ararken,aniden bastıran yağmurla,aylardır özlediğimiz toprak kokusunu duymak ve yağmurun o çisil çisil sesinin insan ruhuna verdiği tarifsiz hazzı yaşamak gezintinin en güzel anlarından biriydi.. Gökyüzü masmavi iken, birden çoğalan yağmur bulutları ve şıpır şıpır yağıp,tatlı bir koşuşturmacaya sepep olan rahmet..
Karahayıt’da konaklamak için en ideal yer olarak gördüğüm ”Öztürk Termal Otel” Bir otelden çok,şahsa özel bir ev görünümünde olan bu mekanın beni cezbeden tarafı da bu özelliği oldu sanırım..Şirin,sevimli,sakin olması..Ve de çok fazla müşterisi olmadığından havuzununda rahat yüzebileceğim düşüncesi..

Ama büyüklerimi dinleyip,onların sunduğu alternatifi değerlendirmediğim için pişman oldum açıkçası…Bundan sonra ablam ve eşim ne derse sözlerinden çıkmamaya karar verdim 🙂
Bu sevimli kasabanın yemek mekanları da çok şirin geldi bana.Hepsi birbirinden otantik ve farklı ortamlarda,sıcacık,samimi,güleryüzlü yurdum insanları..İnsan kendini çok yakın bir akrabasının evindeymişcesine rahat hissediyor burada..

Kendine has yemekleri yok ama,öğle ve akşam yemekleri için birbirinden çeşit kebap ve ızgaralar,sabah kahvaltısı için de nefis gözlemeler müşterilerini bekliyor..
Otel sahibinin tatlı,şımarık minik köpeği ve onun arkadaşı kedicik 🙂 Köpeklerden aşırı derecede korkan birisi olan ben,bu minik sayesinde bu korkumu birazcık da olsa aşmış bulunuyorum 🙂 Öyle boncuk boncuk baktığına bakmayın, o kadar şımarık ki,yerinde durmuyor ve sürekli birileriyle oynaşmak için fırsat kolluyor..Ben, her ne kadar köpek korkumu aşmış olsam da çok rahat davranamadığım ve arada kaçamak yaptığım için, o da gidip kedicikle oynamayı yeğliyor 🙂

Veee ANTALYA…..
Derler ki ; Gez dünyayı,gör Konya’yı..Bazıları da,yemekler içinde bamya, şehirler için de Konya der 🙂
Konya’da çok güzel bir şehir,herşeyden önce hz. Mevlana’nın diyarı ama Antalya bambaşka 🙂
Denizi,havası,sokakları,çiçekleri,böcekleri..Antalya’ya gelince işte budur diyorum her defasında..
Ülkemin her şehrini,her bir karış toprağını sevmekle birlikte,memleketim olduğu için midir nedir,Antalya’nın yeri bi başka..
 

28 yorum

  1. Ayy, o postun en başındaki köfteler o kadar aklımı başımdan aldı ki dönüp dünüp ona bakasım var :)) Valla iyi gezmişsiniz. Denizli ve deniz meselesi ise her çocuğun aklında soru işaretidir. Hehe bu soruyu bende az sormadım küçükken 🙂

  2. İadeyi ziyarete geldim.Güzel yorumunuz ve ziyaretiniz için teşekkür ederim.Her zaman beklerim, ben de sık sık geleceğim.

    Sıcaklar için yorumunuza bayıldım.Bir de onu deneyelim belki daha iyi olur.Sevgiler…

  3. Canım ne guzel kareler çokta guzel analtmıssın gitmiş kadar olduk:)yenı gezı notlarını beklıyoruz.sevgiler

  4. süper biz gezi olmuş.e post da haliyle süperi.antalyaya bir kere gittim.ve çok az gezdim.bir daha gitmek isterim

  5. Cok güzeldi anlatiminiz,suan bende gezmis kadar oldum,cok tesekkürler…

    Pamukkale’yi bende gördügümde sasirmistim,ama sevdim.ilginc bir yer nede olsa…

    Antalya’yida gezdim,güzeldi,ama asiri sicak olmasi beni,hep korkutmustur nedense,Izmir gibi…

    Tabiki en güzeli insanin kendi memleketi…

    Ne güzel ailecek geziyor olmak,sanslisiniz,sevgiler…

  6. Kücükken Pölyannayi ben de okudum . Cok etkisinde kalmistim.Kendi kendime oynardim. Hala bize bazen yapmaya calisirim. Cok güzel fotograflar. Iyi dinlenmeler. Sevgiler…

  7. Havuz ve yemek resimleri beni mest etti :)güzel bir gezi olmuş.. sevgilerr.. bu arada sitemdeki yorumunuza istinaden şunuda yazayım.. ablam sizinde ablanız olsun sizden mi esirgiycem aşkolsun :))

  8. Şahiha;Denizli’de deniz olmaması hakkında şimdi ne düşündüğünü merak ediyorum açıkçası 🙂

    Gizemli tatlar; ben teşekkür ederim,deneyin,kesinlikle farklı oluyor..Sıcacık diye düşün :))

    Tülin; fırsat buldukça yazmaya çalışıcam arkadaşım,teşekkürler 🙂

    Uğurböceği; her zaman bekleriz 🙂

    Bir terazi kızı; Düşüncelerine aynen katılıyorum,Antalya’nın sıcağı korkutucu evet:) ama yaylaları var ve de klimalar 🙂 Ama kışı muhteşemdir,hep bahar havasında.
    İzmir daha nemli geldi bana,yani herkesin memleketi 🙂

    Nesrin; Polyanna güzel kitaptır.Hele çocukken kolay etkisinde kalınacak iyi bir arkadaştır :)Ruhen rahat etmek için,polyannacılığı alışkanlık haline getirmekte fayda var..

    Seçil; sırf o havuza vuruldum ben zaten 🙂 Ablamla tanışmak istiyorum :))

  9. o manzara nedir öyle pide uztune kofte offf offff

  10. kıskandım valla:))))Bende gelecem birdahaki gezinize:)))

  11. Her zaman yola çıkalım bizi nereye götürürse gidelim türü bir tatil düşlemişimdir ama ne yazık ki bu güne kadar olamadı:(
    Gezinizin keyifli olduğu resimlerden belli. Öyle güzel anlatmışsınız ki bizlerde gitmiş kadar olduk. Ben uzuuun seneler önce pamukkaleye gitmiştim. Resimdekinden çok daha farklı ve güzeldi.
    Hayatı boyunca bardağın daima boş tarafını gören ben için polyannacılık oynamayı bırakın düşünmesi bile zor:(
    kimbilir bu saatten sonra azıcık bişeyler yapabilirmiyim bilemiyorum.
    Sevgilerimle

  12. Gökkuşağı; Hay hay ne demek 🙂

    NzLGl bence de en güzeli yol bizi nereye götürürse götürsün mantığıyla tatil yapmak.Daha heycanlı ve süprizlerle dolu olması muhtemel..Biraz yorucu olabilir ama olsun,yorulmak güzeldir 🙂
    Bardağın dolu tarafına bakma zamanı gelmiş,biçok şey yapabilirsin bence…Yeter ki iste..

  13. zeliha hanım sayfanızı izlemeye amak istiyorum gadget ekleden izleyicileri eklermisiniz
    sevgiler

  14. amannn ilk fotoyu ben aldım gerisi size kalsın dicem ama hepsi çok güzell bakıp bakıp iç geçiriyorum

  15. bende de ege nin yeri başkadır. olurda bir gün yolun edremit/akçay a düşerse papalina balığını ve sakandırık ı tatmanı öneririm…

    bak bakalım bir daha antalya diyecek misin? :))

    malum nem oranı 0 :))

  16. havalar sıcak fotoğraflar sıcacık, umut ve mutluluk dolu
    köftelerden bir hatta bir kaç tabak rica etsem : )

  17. stuven, ben bu Edremit olayını bi düşüneyim,inceleyim netten filan 🙂 bakarsın temelli yerleşiveririm..:)Ama bizim yaylamız var,buzz gibice:) en iyisi kalayım ben burda :)Eğer yolum düşerse,tavsiyelerini not ettim beynimin bi köşesine,inşallah değerlendirme fırsatım olur ..

  18. Minecem,hay hay ne demek :))

  19. Köfteler benimde aklımı başımdan aldı ağzım sullandı vallahi 🙂

  20. Çok güzel çok güzel bir gezi ve çok iyi paylaşımlar olmuş,teşekkürlerrr..Sevgilerrrr….

  21. Ben 10 yıl önce gittiğimde de pamukkaleden eser kalmamıştı nerdeyse dediğiniz gibi insan pamuk gibi bir yer hayaliyle gidince,gördüklerim karşısında şaşkınlığa uğramıştım…Her taraf kararmaya yüz tutmuş durumdaydı çokta bakımsızdı

  22. bune yaaa bune yaaaaaa o köfteler insanı baştan çıkartıcı bir görünüme sahip:))))) polyannacılığa ne lüzum var hayatım o köfteler ve okadar gezmek tozmak yeni yerler keşfetmek yanında sevdiklerinle olunca zaten mutluluğun doruklarındasın demektir:))) Allah mutluluğunuzu bozmasın….Bencede insanın herşey kendi elinde…..istersen bir anda mutlu istersen bir anda paranoya olabilirsin:)))) öpüyorum hayatım iyi gezmeler……sevgilerimle

  23. antalyayı çok severim falezlerin ordaki çay bahçelerinde akşam vakti oturmak çok keyifli…harika bir post olmuş canım gönlüne sağlık…iyi hafta sonları ve hayırlı cumalar diliyorum.

  24. Nazik ziyaretiniz için teşekkürler. Bloğunuz hayli renkli. Artık sizi de izleyeceğim. İzlediğim tüm blogları bende yayınlamak istiyorum ama sitenin formatının değişmesi gerekliymiş. Yeni düzenlemelerim yapılınca izlemeğe aldığım herkesi sıralayacağım. Size de hayırlı cumalar diliyorum. Sağlıkla kalın..

  25. Merhabalar,

    Bloğumu ziyaret ederek, izleyiciler grubuna profil resminizle birlikte kaydınızı bırakmışınız. Çok teşekkür ederim. Ben de tabi hemen bir hafta sonra ancak bilgisayarımın başına oturduğum için ancak sizi ziyaret edebildim. Gördüğüm kadarıyla Güzel memleketimiz Türkiye’yi gezen ve edindiği izlenimleri bizimle paylaşan bir blogger olmanız beni ziyadesiyle memnun etti. Ben de çok gezemke, görmek ve edindiğim izlenimleri tüm görselliğiyle blogger arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum ama bakalım, nereleri gezip, nereleri paylaşırız, Yüce Allah neyi nasip eder bilinmez.

    Bu güzel gezi paylaşımların ız için çok teşekkür ederim.
    Allah’a emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla.

  26. Çok güzel bir gezi olmuş.Bu gezdiğiniz yerlerin hepsini gezmiştim ,resimlerle tekrar gittim sanki.Ama yine de en baştaki köfteler insanı çekiyor.Paylaşımınız için teşekkürler.Sevgiler

  27. sıcak bir yaz gününden meltem serinliğinde selamlar getirdik efenim:)
    hayırlı cumalar:)
    bu arada güzel kareler yakalamışsınız:)
    dua ile…

  28. çok guzel bir gezı olmuş ve harika anlatmışsiniz.sagolun

Yorumunuzu yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*