ANA SAYFA HAKKIMDA TARİF DEFTERİ MUTFAK ÖLÇÜ TABLOSU İLETİŞİM
Urfanın Etrafı Dumanlı Dağlar…

Urfanın Etrafı Dumanlı Dağlar…

LoadingTarif Defteri'ne Ekle

Urfa’ya ilk gittiğim zaman 7 yaşındaydım.

Ufak olsam da, o yaşlarda beyne yerleşenlerin kolay kolay silinmemesinden midir,yoksa benim için oldukça ilginç anıları olan bu yolcuğun,bünyeme tesirinden mi, ne zaman Urfa bahsi geçse,Halilurrahman camii avlusunda oturuşlarımız, girip çıktığımız pek çok mağara, gölün balıkları ve daha pek çok fotoğraf film şeridi gibi gelir ve geçer gözlerimin önünden..

Çocuk halimle çok kavrayamadığımı düşündüğüm maneviyatı da farklı bir boyutta sarıp sarmalar beni..

Ne de olsa Şanlıurfa,nebilerin sahabelerin,birbirinden kıymetli veli kulların Şehri..

Fakat bu defa hemen yanı başında aylardır süregelen savaşın izleri vardı şehrin üzerinde..

Tıpkı  ”Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar” türküsündeki gibi..

Urfa sokaklarında,savaştan kaçıp bu Peygamber diyarına sığınan binlerce evsiz,yurtsuz insan !

İzlemek,duymak,seyretmek başka,birebir görmek bambaşka bir hissiyat uyandırıyor insanda!

Uzun zamandır içimin bu kadar acıdığını, insanlığımdan utandığımı hatırlamıyorum.

Her ne kadar, burada güvende olsalar da,yiyecek aşları,başlarını sokacak damları olsa da, bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş misali,vatan hasreti çektikleri besbelli..

 

doğu2

Akşam geç vakitlere kadar balıklı göl çevresinde vakit geçirdik,ne zaman ki ortalıktaki tüm Suriye’li mültecilerin dolmuşlara binip gittiklerine şahit olduk,biz de gidip uyuyabiliriz artık deyip gittik…

doğu3

Fakat sabah uyanıp,yeniden camiye geldiğimiz zaman gördüğüm manzara içler acısıydı..

Caminin avlusunda yüzlerce kişi güne uyanmayı,belki de hiç uyanmamayı beklerken,tüm bunlara sebep olan,bunca insanı perişan eden zalimlere öfkemi anlatmam o kadar zor ki !

Hz.İbrahim’i inancından dolayı ateşe atan Nemrud ölmemiş, onlarca,yüzlerce kere  çoğalmış ve insanlığın başına musallat olmuş sanki !

Hoca merhumun bir hikayesi vardır;

Birisi gelip,komşusundan dert yanar,içini döker ve hoca bu adama ”Haklısın” deyip gönderir.
Ardından,dert yandığı kişi gelip aynı şekilde sıkıntısını anlatır ve hoca ona da ”Haklısın” der. Bu durumu gören hanımı;

– Hoca,bu ne iştir,ikisine de  haklısın dedin! deyince,hoca eşine döner ve;

– Sen de haklısın hatun! der ya..

Burada durum aynen bu şekilde.

Savaşın nereden ve nasıl geleceği belli olmayan gadabından buralara sığınan insanlar haklılar,çünkü yaşamak istiyorlar..

Gezdiğimiz dükkanlara gelip iş soran Suriye’liler, ellerinde valizleri uzaklara doğru dalıp gitmiş gençler ve daha nice yürek burkan manzaralar..

Birden binlerce insanın memleketlerine gelmiş olmasından rahatsız olanlar da haklılar,zira her mazlum  masum değil!

Fakat bildiğim bir şey varsa, o da Türk milletinin çok asil,yardımsever ve belki de dünyada eşi benzeri olmayacak şekilde merhamet sahibi olduğu..

Bildiğim bir başka şey ise, Allah göstermesin, yarın öbür gün buralara sıçrayan bir ateş olsa,bizi kabul edecek,sahip çıkacak tek milletin olmadığı..

Allah,kimseyi yerinden,yurdundan,sevdiklerinden uzak etmesin..

Kimseleri zalimlerin eline bırakmasın..

Amin..

doğu4 (1)

Hz. İbrahim kıssasını bilirsin.

Fakat ben yine de kısaca özetliyeyim;

Hz. Musa kıssasının bir benzeri de Hz. İbrahim için anlatılır. Babil ülkesinin kralı ve kendini tanrı olarak ilan etmiş bulunan Nemrut bir rüya görür. 

Aydan daha parlak bir yıldız, başının üzerinde parlıyordur. Büyücüleri,kahinleri zamanın en iyi astrologlarını çağırırlar ve hepsinin ortak kanaati ve rüya üzerine yorumu aynıdır;

Bu yıl bir erkek çocuğu doğacak. O çok kutlu biri olacak ve Nemrut’un tahtını yerle bir edecektir!

Hz. İbrahim’in babası Azer put yapıcısıdır ve zamanla Nemrut’un en yakın adamlarından biri olmuştur. 

Annesi Usa ise hamileydi ve o yıl doğan bütün erkek çocukları öldürülmesi emredildiğinden hamileliğini gizlemiştir.

 Sonra vakti gelince onu kocasından bile gizleyerek evlerinden uzaklarda bir mağarada doğurdu ve mağaranın önünü büyük taşlarla kapatır ve geceleri mağaraya gidip onu gizlice besler. Azer öğrendiğinde artık o büyümüş ve iş işten geçmiştir. Bir baba olarak İbrahim’i ele verecek değildir!

İbrahim’in biraz aklı erince baba oğul tartışmaya başlarlar.

 Putların bir fayda yada zarar getirmekten ne kadar uzak olduklarını söyleyen İbrahim; aya, yıldızlara ve güneşe parlaklıklarına bakarak meylettiyse de onların devrilip gitmeleri, batıp sönmeleri onda sonsuzluk arayışına yol açtı ve her türlü zevalden müstağni olan, biricik ve ortağı olmayan Allah inancını keşfetmesine neden olur.

Ayetlerin bildirdiğine göre Allah’ın ölüleri nasıl dirilttiğini yakinen bilmek isteyince Allah ona dört farklı kuş alıp bunları parçalayarak dört ayrı dağa yada bir dağın dört ayrı tarafına bırakmasını sonra da kuşları çağırmasını istemiştir. 
Çağırılan kuşların uçarak ona doğru gelmeleri çok açıktan bir ibrettir.. 

Bu olayın ardından büyük bir tevhid mücadelesi başlatır hz. İbrahim.
 Nemrut ile tartışmalara girer..
 Nemrut’a gücünü kanıtlaması için Rabbin yaptığının aksine güneşi batıdan doğurmasını teklif edince artık bu onun ölüm fermanı olur. 
Çünkü zalim hükümdarı insanların önünde cevapsız ve hareketsiz bırakarak gazabını çekmiştir..

Allah’tan başkasına tapınmadığı için ceza olarak öyle büyük bir ateş hazırlanmıştı ki onu ancak şeytanın akıl vermesiyle icat edebildikleri özel bir mancınıkla ateşin ortasına fırlatırlar..

Bu arada Cebrail göründü ve bir dileği olup olmadığını sorar. O; “hayır’ der, “Artık sadece Rabbime dayanıyorum, ondan diliyorum.” 

“ Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol !” Enbiya: 69 

Bu muhteşem ayetle ateşin ortasında yemyeşil bir bahçe oluşur. İbrahim sükunet içinde ve ateşten uzaktı. Bunu gören Nemrut ve halkı uzun süre iman ve küfür arasında gidip geldiler ama sonunda büyüklük taslama galip gelip iman etmezler..

Rivayetlere göre, hz. İbrahim’i yakmak için toplanan odunlar da  balıklara dönüşürler ve o gün bugündür kutsal sayılırlar,yenilmez,tutulmaz ve gölden uzaklaştırılmazlar..

Kim ki,balıklardan birini veya birkaçını alıp götürmeye kalkışsa, balığın koyduğu yerde olmadığını görür ve tövbe eder..

Burası da Ayn-Zeliha …

Hz. İbrahim’in ateşten kurtulduğunu gören Nemrud’un kızı Zeliha,hz. İbrahim’in davetini kabul ederek,babasının ilahlığını reddeder.

Öfkelenen Nemrud,kızını kendi eliyle ateşe atar ve Zeliha’nın düştüğü yerde bir göl ve balıklar meydana gelir.

O günden sonra buraya,”Zeliha’nın gözyaşı” anlamında ”Ayn-Zeliha” denir.. 

Urfanın kuraklığına rağmen,bu göllerin çevresindeki yeşillik  ve serinlik  ilahi olaylar silsilesinin en büyük göstergesi..

doğu1

Ne güzel şeydir teslimiyet !

Kula kul olmaklığı elinin tersiyle itip, alemlerin Rabbinin kapısına gelip,O’ndan istemek..

Ne güzeldir gençlerin inançlarına sahip çıkması, vakitlerinden ayırıp,dünya ve ahiretleri için Rablerine yalvarması..

Urfa dünyadaki en eski yerleşim yerlerinden, pek çok Peygamberin yurt edindiği, pek çok olaya şahitlik etmiş bir şehir..

Hz. Eyyup de bu peygamberlerden sadece bir diğeri..

Çok varlıklı olan hz. Eyyup,cömertliğiyle nam salmış,insanlara iyilikte sınır tanımayan bir insan olarak namı almış yürümüştür.

Bazıları bu durumu hazmedemez ve ”Bizim de o kadar malımız olsa,elbet biz de aynı şekilde yapardık,bu kadar imkan kimde olsa aynını yapar.” gibisinden konuşmaya başlarlar..

Hz. Eyyup’un samimiyetini bilen Allah, bunu diğer insanlara da göstermek için,elindeki tüm nimetleri teker teker alır ve  insanlar da onun bu duruma ne diyeceğini merak eder,ağzını yoklamak amacıyla başına gelenleri sorarlar.

Eyyup Aleyhisselam her defasında,büyük bi olgunluk ve sabırla şöyle der;

“-Allah verdi; Allah aldı; her şey O’nun değil mi?”

Ard arda gelen felaketler neticesinde,tüm varlığını ve eşi dışında tüm ailesini kaybeden hz. Eyyup sabrından hiç ödün vermez ama,başına gelen felaketler de bitmek bilmez..
 
Bu defa da tüm vücudunu hastalık istila eder ve  konuşacak dermanı bile kalmaz..
 
Hastalığı sebebi ile, zenginlik günlerindeki dostları ahbapları da birer birer terk ederler Allah’ın sevgili kulunu..
 
Hz. Eyyup,takatinin kalmadığı bir anda şöyle dua eder;
 
Ya Rabbi zarar bana dokundu. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin. Bana da merhamet eyle yarabbi.”
 
O anda hz. Allah kuluna ayağıyla yere vurmasını vahyeder ve  Eyup Aleyhisselam ayağı ile vurduğu yerden çıkan şifalı su ile tüm vücudunu meshederek hastalıktan kurtulur..
 
Şimdi ise o sabır makamından çıkan su,çeşmelere dağıtılıp,insanların hizmetine sunulmuş..
 
Yürekten isteyenlere,istemeyi bilenlere şifa vermek için bekliyor..

Burası Halfeti,nam-ı diğer gizli cennet!

Kilis’te misafir olduğumuz arkadaşlar  güzelliğinden bahsedince,daha önce tv’de görüp merak etmemiz sebebiyle,Urfa’ya varmadan bu gizli cenneti görmek istedik.:)

Yapılan baraj sebebi ile ilçedeki yapıların bir kısmı sular altında kalmış ve bu sular altında kalan kısımlar seyrine doyumsuz bir görüntü oluşturmuş.

Burada yaşayanlar,yukarıdaki yeni yerleşim yerlerine yerleşmişler ve burası bir turizm cenneti olarak hizmete açılmış..


Halfeti’deki baraja kurulan restoranları dışarıdan seyretmesi de,içerisine girip bu dingin ortamda yemek yemek de çok ama çok keyifli..

Halfeti’nin bir özelliği de burada siyah gül yetişiyor olması.

Daha doğrusu, siyah gülün sadece fırat dolaylarında yetişmesi.

Biz geceye kalmadan yolumuza devam etmek niyetinde olduğumuzdan göremedik ama,yolu düşenlerin bu gülü görmesi ve hikayesini dinlemesi isabet olacaktır.

Ve son olarak ,çokça samimi bulup,tanıştığım için kendimi bolca şanslı hissettiğim Urfalı kocaman bir aileden bahsetmek istiyorum..

Bundan birkaç yıl önce babalarımızın hac yolculuğunda tanışması vesilesi ile evlerine misafir olduğumuz o insanları ömrüm boyunca unutmam mümkün değil!

Misafirperverliğin,samimiyetin en üst seviyesindeki bu insanlardan,birlikte vakit geçirdiğimiz kısacık zamanda o kadar çok şey öğrendim ki!

Şu ufacık çocuklar,yüzlerinden bir an bile eksik etmedikleri tebessümleriyle bana o kadar çok şey öğrettiler ki!

Urfa denilince aklıma ilk gelecek olan, bu güzel insanlar olacak..

Allah her zaman,hepimizi iyi insanlarla karşılaştırsın..

Amin..Amin..

 

12 yorum

  1. demek bizim memlekete geldiniizz 🙂

  2. ben hiç görmedim urfayı gitmek istiyorum bunu fotoğraflara bakarken birkez daha anladım.

  3. çok güzel yazıydı

  4. Benimde gitmek istediğim yerlerden bir Urfa.İnşaalah görmek nasip olur.

  5. ben de geçen yıl gitmiştim. bambaşka bi dünya Urfa.
    bahsetmemişsiniz ama yemeklerinin tadı hala damağımda.
    ben hayatımda daha önce hiç et yememişim, onu anlamıştım..

  6. inşallah bizim sığınmaya ihtiyaç duyacğımız zamanlar gelmez
    size katılıyorum bize sahip çıkan kımse olmaz

  7. Rabbim yar ve yardımcıları olsun
    çok güzel görüntüler yine zelişim
    gönlüne sağlık

  8. Zarar hepimize dokundu tum islam alemine dokundu Rabbim yardim etsin..
    Elinde valizi hangi kapiyi calacagini bilmeyen;erin durumunu iyi bilirim. Oyle bir duruma dusmesem de yillar once Karabagdan gelen kocmenlerin halini iyi biliyorum..
    Rabbim yardim etsin..
    Cok guzel ozetlemissin her zamanki gibi.
    7 yasinda yasadiklarin 70 de unutulmayacak cunku o zaman cocuktun ve cocuklar hic birseyi kolay kolay unutmaz..
    Sevgiler canim benim..

  9. RABBİM BÜTÜN ÜMMETİ MÜSLÜMANLARIN YAR VE YARDIMCISI OLSUN
    HEM GÖRSEL AÇIDAN HEM MANEVİ AÇIDAN ÇOK FAİDELİ BİR POST OLMUŞ
    KUZUCUĞUM.KALEMİNE SAĞLIK
    ALLAHA EMANET OL

  10. Amin… Rabbim zorda olan bütün Müslüman kardeşlerimizin yardımcısı olsun

    Bizim Memlekete gelmişsiniz…
    Urfa’m güzeldir ben çok seviyorum. Herkes İstanbul’a aşık, ben Urfa’ya…

  11. Öyle Keyifle okudum ki.. Bilmediklerimide öğrendim..

    Allah senden razı olsun.. Yazan Ellerin Dert Görmesin ..

    Sevgiler Selamlar..

    http://www.degisiktatlar.com/

  12. Eşime Antepe gidelim bu Türkiye seyahatinde diye söyledim,oraya kadar gitmişken Urfaya da gidelim dedi.Maneviyatı güçlü dedi ve bu yazıyla karşılaştım.Ben Dua`nın gücüne çok inanırım,öyle kuru-kuru el açılıp maddiyata dönük sözler yığını değil.İnsan olarak o kadar güzel “Silah”la(bilinçle) donatılmışız ki,farkında bile değiliz. İnançla yöneltilmiş bilincimiz “dua” …Mahatma Gandhiyi hep hatırlarım, o bir beyaz savaşçıydı ve tamamen silahsız savaşı kazandı …O yüzden sevgili Zeliha senin veya benim insanlığımızdan utanmamız yada ne bileyim acımamız yerine gerçekten korkularımızı aşıp,tek bilinç olup-tek bir yönde İnsanlık için “Cem” olup duamızla siper çekersek neler olur diye düşümüyor değilim…Teşekkürler♥
    http://www.michaeljackson.com/us/heal-world-video

Yorumunuzu yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*