ANA SAYFA HAKKIMDA TARİF DEFTERİ MUTFAK ÖLÇÜ TABLOSU İLETİŞİM
‘ZÜLEYHA’NIN SOFRASI ( ”DOST” DEDİĞİM)

‘ZÜLEYHA’NIN SOFRASI ( ”DOST” DEDİĞİM)

LoadingTarif Defteri'ne Ekle

Bir çiçek gibi mi olmalıdır dostluk?
Gün gelip solabilecek,bir defa kırılınca ömrü sona erecek,pek narin ve dikkatlice davranılması gerekecek..
Yoksa bir kaya parçası gibi mi olmalı ?
Ne kadar yaslanırsan yaslan,ne kadar zorlarsan zorla,asla yıkamayacağın,tüm gücünle kuvvetinle yerinden etmeye çalışsan bile,kıyısından köşesinden ufacık parçaları bile kopartmayı başaramayacağın..
Çiçek olmak,çiçek gibi dosta sahip olmak kulağa hoş gelse de,kaya gibi dost isterim ben..
Ancak ben de, istikrarlı olmalı,yormamalı,zorlamamalı,ona ”kaya” muamelesi yapıp,kırmaya bile yeltenmemeliyim en ufacık parçasını bile..
Dostumun mevsimlere göre değişmemesidir  dileğim..
En kötü anında,istediği en son şey kendisine nasihat verilmesi olduğu zamanda bile ”sen sus!”  dememelidir dost dediğim..
Şartlara,olaylara göre şekillenip, hele ki kendi yaşadığı streslerin öfkesini bana patlayıp kırmamalıdır ”dost” diyebileceğim..
Ben de kırmamalı,incitmemeliyim şartlar ne olursa olsun..
Nerde hani senin ”kaya gibi dostluğun” denirse;
En sağlam şeylerin bile bir kırılma noktası muhakkak vardır,olabildiğine sağlam olmalı evet ama,nasılsa garanti bu deyip de,sebepli,sebepsiz üzmeler,kırmalar kaya gibi yürekleri bile aşındırır zamanla..
Ozon tabakasının bile delindiğini düşünürsek bir kaya parçasının hasar görmesi nedir ki?:)
Kapsama alanı dışına mümkün mertebe çıkmamalı,aradığım kişiye ulaşabilmeliyim ihtiyaç duyduğum zamanlarda ki ona sadece ”DOST” demem kafi gelsin..


Anlamalı gözlerime bakınca yaşadıklarımı,fakat ben yine de anlatmalıyım ona en ince detayına kadar her ne varsa içimde sakladığım..
Kendimle konuşurcasına güvenle,dostumla konuşurcasına rahatlayarak..
Üşüyen ruhuma sıcacık bir tebessüm olmalı sesi,gülüşü,bakışı..
Hep yanımda olduğunu unutmamalı,daima benimle kalacağını bilmeliyim..
Mutluluklarımı herkesle paylaşabilirim evet, ancak hüzünlerimde düşünmeden koşabileceğim,hüznüme hiç gocunmadan ortak olabilecek kişidir ”DOST” bellediğim..
Karşısında  şeffaf düşünebildiğim,yargılamasından çekinip,başkası olmaya meyletmediğim,yanında en kendim olabildiğim,içimden gelenleri,geldiği gibi  paylaşabildiğimdir..
Böylesine dost bulmak kolay değil..
Hele şu zamanda hiç değil..
Ancak ne mutlu bana ki Züleyha’cığım gibi dostlarım var..
Dostluğundan emin olduğum..
Bu kelimenin hakkını fazlasıyla veren..
İyi ki de var 🙂
Bir de görmeden tanıdığım,cümlelerle muhabbet köprüsü kurduğumuz siz blog dostlarım varsınız..:)
İyi ki de varsınız..:)
Bazen nedenini bilmediğim,insan olmanın getirdiği yerli yersiz,ufak tefek şeylere canım sıkılmışken,sizden birinizin yazdığı bir-kaç cümle o kadar motive ediyor ki anlatmak için yeni bir post yazmak gerek 🙂
Bir de,cümlelerin ötesinde blogumla  ilgili herşeyde bana yardımcı olan,motivasyonumu arttıran,çok uzaklardan dost elini uzatıp,muhabbetini hiç eksik etmeyen Pepela‘ma tekrar teşekkür ediyorum bana/bize maddi manevi katkılarından dolayı 🙂 Hasta haliyle bir de benimle saatlerce uğraşan susamçörekotu ablacığımı da unutmuyorum..
Tek tek isimlerinizi yazamıyorum,hepinize çok teşekkür ediyorum..:)

Ve dostumun menüsüne dönüyorum hızla 🙂
Aslında böyle güzel güzel dostluklardan bahsedip de ardından yemeklerle ilgili cümleler yazmak bana hafif yavan geliyor.:)
Hakikaten..
N’palım  a dostlar bizim hobinin de böyle garip bir tarafı var 🙂
Onca güzelliğe sebep aslında yemekler..
Belki de iştah kabartan yemekler olmasa altına yazılanlarda çok fazla dikkat çekmeyecek.
O yüzden,hemen bu köşeden bir U dönüşü yapıyorum müsadenizle 🙂
Yemekler olmasa halimiz nice olur?
İnsan dostu olmadan yaşayabilir ancak,yemek yemeden yaşar mı hiç ? :))) Acilen yeni bir U dönüşü yapıp, fazla abarttığım bu konudan bir daha dönmemek üzere uzaklaşıyorum.:)
Biz bayanların en büyük kurtarıcısıdır yufka ve yufka ile hazırlanmış klasik börekler..
Hep çok severek tüketir afiyetle yeriz..
Arkadaşımın yaptığı kıymalı börekler menünün en nefis ikramlarındandı..
Sofralarınızdan börek eksik olmasın 🙂

Renkli ,çok güzel ve çok şirin bir tatlı..
Dr. oetker keşkül ile hazırlanmış kabak tatlısı 🙂
(Dikkat ! Bu blogda sanal reklam uygulanmaktadır.:))
Ben muhallebilisini yapmıştım hatırlarsınız..:)
Hatırlamayıp hatırlamak isterseniz de lütfen tıklayın..:)
Tarif hemen hemen aynı sayılır 🙂
Her iki şeklinin de tadına bakmış biri olarak,keşkül ile hazırlamanızı tavsiye ederim.:)
Bir tarafta Zeliha’nın hazırladığı vasat muhallebi,diğer tarafta koskoca dr. oetker’den keşkül! 🙂
Farkı anlatmak için daha başka cümle kurmaya da gerek görmüyorum..:)
Afiyet,şifa olsun..

Hiç beklemezdim kendimden bir poğaça tarifine bu kadar takılıp kalacağımı 🙂
Genelde börek daha cazip geliyor ve çoğu kez çay sofralarındaki poğaçalara dokunulmuyor bile..
Fakat bu poğaçalar öyle farklı ve güzeldiler ki,yemeye doyamadım diyebilirim..
1 hafta içerisinde iki defa yaptım ve sanırım bugün yarın yine yapıcam 🙂
Ve tarifini de en kısa zamanda paylaşıcam inşallah..

Humus Hatay yöresine ait bir çeşit salata sanıyorum.:)
Yanlışsam lütfen düzeltin..
Arkadaşım, güneydoğu gezisi için gittiği  zaman ,orada bolca yemiş,çok beğenmiş, bize de ikram etti,biz de beğendik.:)
Ve bizim küçük bir anımız var onu hatırladım, paylaşıvereyim hemen.:)
Geçen yıl,Züleyha ile birlikte arapça kursuna kaydolduk,alt yapı var ama pratik yok,o da olsun ki sağlam olsun diye düşündük.:)
Ders, akşamları olduğundan ve arkadaşımın da 1 adet fazla çocuğu olduğundan devam etmek istemedi,ne kadar yalvarıp yakardıysam,”2 saatcikten bişeycik olmaz,lütfen nooolur” çektiysem de,bir adım geri atmadı.:)
(Bir de ”Dost” diye o kadar yazı yazdım,ben daha önce neden düşünemedim ki bu olayı.:))
Şaka bir yana,dostumun kendince haklı sebepleri vardı tabi,ama ben hakikaten çok dil döktüm..
Arapçanın çok önemli olduğunu,hem dinimiz açısından hem de güncel olaylar bağlamında artık bir zorunluluk haline geldiğini vs. 🙂
Dinden girip siyasetten çıktım kısacası, ama yok işte,döndüremedim bir türlü kararından.:)
O bırakınca akşamın karanlığında bir başıma yollara düşmeye cesaret edemeyen ve eşimden izin alamayan ben de bırakmak zorunda kaldım..(Belki akşam akşam evden çıkmak benim de işime gelmemiş olabilir.:)
Ve aradan çok zaman geçmedi telefonum çaldı,arayan dostumdu 🙂
-Zelihaaaa ben Hatay’dayım,burda herkes arapça konuşuyor ve ben anlamıyorum.dedi 🙂
Eşiyle gittikleri güneydoğu gezisinde eşinin iş arkadaşının Suriye sınırına yakın biyerdeki evine misafir olmuşlar ve herkes kendi arasında arapça konuştuğundan dostuma pek bi koymuş:) O an pişman olmuş beni dinlemediğine ama iş işten geçmiş tabi 🙂
Nasıl sevindim anlatamam 🙂
-Ben bişey biliyorum da söylüyorum.diye sağlamından bir cümle patlattım hemen .:)
-Sen ne söylediklerini söyle,ben tercüme ederim. diye de ukelalık yaptım birazcık 🙂 sanki anlarmış gibi..
”Haklıymışsın,lazım olacakmış.” dedi,:)
Bu yaz da çıktığı Türkiye turunda Arap turistleri ve işyerlerinde gördüğü ”Arapça bilen eleman aranıyor” levhalarını gördükçe hep beni hatırlamış 🙂
Geçen yıl geçti gitti,bu yılki kurslara bakıcaz artık 🙂

Çay sofralarının demirbaşlarından yoğurtlu salata..
Makarna veya şehriye her ne olursa olsun,bu salata çok iyi gidiyor herşeyle..
Arkadaşım,kuskus ile hazırlamış ve sonuç mükemmel..
İçerisine canınız ne istiyorsa ekleyebilir,dilediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz..

Karnabahar fırında.. Harika mı harika!
Normalde çok severim ama bu şekilde denememiştim hiç..
Çok beğendim ve ilk fırsatta deneyeceğim inşallah..
Karnabaharı bu denli lezzetli kılan ise,kuvvetli ihtimal üzerine serpiştirilen bol kaşar..
Hangi yemeğe,hangi menüye girerse girsin tadına tat katıyor kaşar peyniri..
Bir çok faydası olan karnabaharı bu şekilde  denemedinizse acilen deneyin derim .:)

Son olarak kış günleri için harika bir tarif olduğunu düşündüğüm,şifa  deposu incirli pasta..Pastadan ziyade bir tatlı gibiydi..Böylelikle bir postu daha tatlıya bağlamış bulunuyorum.:) 2 hafta oldu bu sofrada bol sohbetli saatler geçireli..Daha dün gibi capcanlı  herşey zihnimde 🙂 İnsanın herşeyi paylaşabileceği dostları olması hakikaten çok güzel…Yarın da inşallah Betül’cüğümde buluşacağız..Günler mi çok hızlı geçiyor anlayamıyorum inanın..Ben daha yeni bir dost sofrası yayınlamışken,bir sonraki geliveriyor..:)Bu yoğunlukla giderse blogun ismini”umutsepeti”nden ” dost sofraları sepetine” tebdil etmem gerekecek gibi.:)
Maksat muhabbetse eğer,geriye dönüp bakınca hoş anılar hatırlamaksa gaye, paylaşmak gerek  ne varsa güzele dair..
Hayatımızdan güzellikler hiç eksik olmasın..
Barış,sevgi,dostluk,sağlık,huzur,mutluluk olsun..
Heranımız,inançla,umutla dolsun..
Muhabbetle kalın…
Ve yüreğinizde kocaman tebessümle…:)
 

63 yorum

Yorumunuzu yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.