ANA SAYFA HAKKIMDA TARİF DEFTERİ MUTFAK ÖLÇÜ TABLOSU İLETİŞİM
Tatilin Ardından…

Tatilin Ardından…

LoadingTarif Defteri'ne Ekle
Günlerin nasıl olup da bu kadar hızlı geçtiğine, benim göze gözükür hiçbir şey yapmamış olmama rağmen, hiçbir  yere yetişemeyişlerime şaşırmakla meşgulüm bu aralar.
 
Koskoca 2 hafta dediğimiz tatil hafta sonu tatili kadar bile sürmeden bitiverdi..
 
Güzeldi,eğlenceli ve keyifliydi..
 
Lakin her geçen yılın bir öncekinden daha çabuk geçmesi, ayların hafta,haftaların gün kadar kısa gelmesi, korkutuyor beni..
 
Hangi ara bu kadar hızlandı zaman,hangi ara bu kadar hayalimsi bir hayata geçiş yaptım hiç bilmiyorum..
 
Bildiğim,öğretildiğim şey şu ki; Hayat çok kısa ve bu kısacık sürede ne kadar güzellik görüp,ne kadarını özümseyebilirse insan, ne kadar güzel bakabilirse hayata,o kadar değerli olacak bitirip tükettiği zaman..

 


Çoğu zaman çocukların yaşamı algılayışlarına  hayran oluyor,hayranlıktan öte kıskanıyorum.:) (Bu masum bir kıskançlık elbet)

Öyle güzel yaşıyorlar ki…

Ertelemeden,içlerinden geldiğince,masum ve ufacık talepleri için mücadeleden vazgeçmeden,anların nabzını tutuyorlar..

Büyüklerin,yarınlarla olan çekişmesinden oldukça uzaklar.

Belki de sırf bu yüzden, çocuklar daha neşeli daha mutlular..

Ah keşke..

Keşke, kendileri büyüseler de, özlerinde hep çocuk kalabilseler..

İşte o zaman,belki daha umut dolu,daha çok mutluluklar yurdu olabilirdi dünya..

Kim bilir..



Çocuklardan bahsetmişken, konuyu kendi çocuklarımıza getireyim.:)

Tatilin ilk haftası eşimin köyündeydik.

Yağmurlu günlere teslim olmuş, evin köşelerini mekan bellemiş,çocukları da bu duruma mecbur kılmaya niyetlenmişken, onlar itiraz ettiler.

Yağmur ,çamur da olsa, hava  gürlese,şimşek de çaksa,dışarıda gönüllerince oynamak istediklerini belirttiler.

Biraz empati yapınca hak verip,okey dedik.

Hepsi de, getirdikleri mükemmel karneleriyle, gönüllerince eğlenmeyi haketmişlerdi doğrusu.

Biz kış günü yapılabilecek en güzel şeyin,sobanın kıyısında,köşesinde oturmak olduğunu düşünürken, onlar marketçi dayılarının kendilerine hediye ettiği  oltalarla çoktan iskeleye koşup balık avlamaya başlamışlardı bile!

Balık tutmanın zevkini tattılar ya, onları eve döndürmek hiç kolay olmadı.

Hatta büyüklük taslayıp,”Bu havada balık mı tutulur,(Balık tutmanın havayla ne ilgisi varsa) O balıklar yenmez ki! (Tadına baktın mı ki,biliyorsun yenmeyeceğini)” gibisinden, her büyüğün  kurması muhtemel cümlelerle onları kendimizce denize düşmekten koruma amaçlı kandırmaya bile çalıştık!

Taa ki, bir yemek vakti gelip,geçip bizim çocuklar gelmeyip,onları merak edip yanlarına gidene kadar!

Meğer ne eğlenceliymiş, oltayı denize atıp beklemek..

Ufacık bir harekette ,sanki ağa kilolarca balık takılmışçasına sevinmek..

İnsan yaşamadan,bilemezmiş bir kez daha anladım..

Her koşulda,her şartta empati yapmak gerekirmiş bir kez daha onayladım..

 

Gidip de Afyon’un kupkuru halini görene kadar hava tahmin raporlarını dikkate almamıştım.

Yurdun doğusunda insanlar kardan evlerine giremezken, geçtiğimiz yıl aynı dönemde biz karda mahsur kalmış,yolda bile yürüyememişken, tam da kışın göbeğinde,oraya kar yağmamış olması olacak iş değildi doğrusu!

Fakat olabiliyormuş.

Gözlerimle görünce inandım.

Kardan adam ve kardan kız yapma hayallerim,kuruyup güme gitse de, yanımda Azra olunca, onunla köşe bucak dolanıp,güzel kareler dondurunca ,unutuverdim gitti hayallerimi.:)

Hem ne demiş büyükler,olan işte bir,olmayanda bin hayır 🙂


Hepimiz geçen yıl öyle çok benimsemişiz ki kar olayını, saat başı havaya,hava raporlarına bakıp durduk:)

Ha belki bir mucize olur,kar yağar da oynayabiliriz diye.

Son anımıza kadar da umudumuzu kaybetmedik.:)

Döneceğimiz gün, günlük güneşlik bir gökyüzüne uyanmış olmak hafiften dokunsa da, dönüş yolundaki  ufaktan kar manzaraları ,heyecanlanmamıza yetti.

Sağ olsun,Mustafa abimiz de bir kenara çekip,gönlümüzce vakit geçirmemize zemin hazırlayınca, ben de elime geçen bir avuç karla kardan adam yapamayacağıma göre,bari kardan kalp yapayım dedim.:)

Ellerim üşüse de, verdiğim emeğe değdi.:)

Ayşegül ablamın kızı Azra ile arkadaş gibiyiz.

Yok, gibi değil, ciddi bir arkadaşlık içindeyiz.:)

Onun olgunluğu,ufacık oluşuna rağmen,büyüyüp küçülmüş halleri, resim çekmeyi ve de çekilmeyi çok sevmesi ve daha bir çok sebepten ,birlikte vakit geçirmek büyük keyif.

Sanki yanımdaki 8 yaşında bir çocuk değil,yaşıtım,sohbet edip,gülüp oynayabileceğim,hatta dertlerimi bile paylaşabileceğim bir dost..

Şu resimleri çekebilmek için verdiğimiz mücadeleyi (Ciddi rüzgar vardı ve gül yapraklarını avucunda tutması hiç kolay değildi) ve onun sabırla uğraşlarını anımsadıkça daha çok seviyorum bu kızı:)

Azra ile birlikte gezerken, dikkatini bir hediyelik mağazası çekti ve hemen daldık içeri.:)

Öyle cici,öyle güzel hediyelikler biblolar,kafesler ve daha neler neler vardı ki..

Hangi birisine baksam,hangisini çeksem şaşırdım kaldım.

Her gözüme hoş geleni çekmeye kalkışsam,sadece o mağaza ilgili bir yazı yazmam gerekirdi.

Gözümü çevirdiğim her köşeden ayrı bir güzellik fışkıran bu şirin yer,bana küçük mucizeler dükkanını anımsattı.

Ve ben gördüm ki,güzel şeyler görmek de benim için büyük  mutluluk kaynağıydı..


Tatil demek dinlenmek demekse, beynini hafifletmek,mecburiyetlerden uzaklaşıp,gönlünce vakit geçirmekse,evet güpgüzel,dopdolu bir tatil yaptık.

Hem ailecek bir arada vakit geçirdik,hem de kendi kendimize vakit ayırabildik.

Ben mesela,kitaplar okuyabildim,filmler izledim,bolca fotoğraflar çekip, kendimi dinledim..

Dilerim herkes ama herkese,tüm hayatını,ömrünün her anını,gönlünce,yaşayıp, güzelliklerle nihayetlendirmesi için fırsatlar sunulup,imkanlar verilsin..


Bilmezdim,resim çekmenin,sahillerde gezinip, kumsala ismini nakşetmek insanı bunca keyiflendirebileceğini..

Blogum olmasaydı,nereden bilebilirdim paylaşmanın bu denli mutlu kılabileceğini,uzak mesafelere rağmen, gönül köprüleri kurulup,hiç görmediğin insanlar tarafından özlenip,onları özleyebileceğimi..

İyi ki varım ben,iyi ki varsın sen..

İyi ki varlar, bizi sevinçli kılan sebepler..

Deniz,kumsal,gökyüzü,narçiçeği ve daha niceleri..

Sevgiyi kalplerimize yerleştiren,o kalpten hiç eksik etmesin sevgisini..

Dua ve muhabbetle…

 

24 yorum

Yorumunuzu yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.